Herkes için Bilgi

PDW (Trombosit Dağılım Genişliği) Nedir? Trombosit Neden Önemlidir?

13.06.2021
PDW (Trombosit Dağılım Genişliği) Nedir? Trombosit Neden Önemlidir?

Tam kan sayımı testinde ortaya çıkan PDW değeri özellikle kandaki trombosit hücrelerinin dağılım genişliğini simgelemektedir. İngilizce Platelet Distribution With (Trombosit Dağılım Genişliği) olarak kısaltılmıştır.

Trombosit Nedir ve Neden Önemlidir?

Trombosit, kırmızı kan hücreleri ve beyaz kan hücreleri ile bir araya gelerek kanı oluşturan üç hücre grubundan bir tanesidir. Trombosit insan vücudunda en hayati fonksiyonu olan görevlerinden bir tanesini yürüterek, damarlarda meydana gelen kanamaları hızlı bir şekilde durdurmaktadır. Bu işlemi ise kanı pıhtılaşma seviyesine getirerek yapmaktadır. Kandaki Trombosit değerlerinin normal değerlerinin altında olması ile kanama durmayacaktır. Bu değerler normalin üzerine yer alırsa kanda istenmeyen pıhtılaşmalar meydana gelerek hayati risk taşımaya başlar.

Trombositler kemik iliğinde bulunan megakaryosit isimli hücre kanalı ile kendini gösterir. Bu hücrelerden küçük parçalar halinde ayrılan Trombositler, küçük parçacıklar halinde ayrılarak dolaşım sisteminde aktif bir şekilde varlık gösterirler. Çekirdeksiz hücrelerden olan Trombositlr dolaşım sisteminden 8- 10 gün hayatta kalmaları ile bilinirler. Bu süre sonunda ise dalakta parçalanarak imha edilerek ortadan kaldırılırlar. Bu sebepledir ki kemik iliğinin ömrü dolduğunda ya da kanama sebebiyle kaybedilen Trombositler yerine sürekli olarak kalan ve kendini yenileyen yeni trombositlerin kanda üremesi gerekir. Kandaki trombosit sayısı ve trombosit dağılım genişliği kemik iliğinin çalışma potansiyelini etkileyerek iliğin doğru ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlar. Eşer kanda yeterince trombosit bulunmuyorsa mevcut trombositler görevini doğru bir şekilde yerine getirmiyorsa insan sağlığı için risk oluşturan aşırı kanama ve kan kaybı riskleri kendini gösterir.

Trombositler Kan Pıhtılaşmasını Nasıl Sağlar?

Kan damarlarının yara alarak kanamaya başlaması sonucunda trombositlere hızlı bir şekilde sinyal gider. Kanama noktasına kadar hücum eden trombositler damarın hasarlı bölümünün üstünde reaksiyon gösterir. Birbiriyle yapışmaya başlayan hücreler kümelenerek deri trombositlerin de aynı bölgede toplar. Aynı bölgede toplanan trombositler kimyasal bileşiklerini salgılayarak insan hayatı için yaşamsal bir risk taşımaya devam eder. Tüm bu süreçlerin sonuncunda ise, yaralı bölge boyunca trombosit birikimi artarak devam ederek trombosit kan pıhtılaşması ile ve kanama bir anda kesilir.

İçerik  A Vitamini Nedir? Faydaları Nelerdir? A Vitaminine Dair Her Şey

Trombosit Dağılım Genişliği Nedir?

PDW kandaki trombosit dağılımını büyüklüğü ve dağılımının bir ölçüsü olarak bilinir. Trombositleri çok büyük olması yeni üretildiklerini gösterir. Küçülmüş olması ise kan dolaşımında 8- 10 günlük ömürlerinin tamamlamaya yaklaşmış olduklarını ortaya koymaktadır. Normal sonuçlar göz önüne alınırsa trombosit büyüklükleri arasında ciddi farklarının bulunarak yaklaşık olarak normal büyüklükte oldukları öngörülür. Büyüklük dağılımını kapsamında trombositler arası mesafenin ise eşit uzaklıkta olması gerekir.

PDW Değeri Kaç Olmalıdır?

PDW değerlerinin referans değerleri kadınlarda 8 – 13.28 Fl, erkeklerde 9-16.56 fl arasında değişmektedir. Sadece PDW değerlerine bakılarak kadın ve erkek hastalara herhangi bir teşhis konulamayacağı da unutulmamalıdır. PDW değeri referans alınarak sadece ölçümlere bakarak hastalık konusunda kesin bilgi sahibi olamazsınız. Olası bir hastalığın teşhisine yardımcı olan bu değerler sayesinde doktorunuz ek tetkikler yaparak hastalığınızı kontrol altına alacaktır.

PDW Hangi Durumlarda Yapılır?

Trombosit değerleri genel olarak tam kan testlerinin birer parçası olarak ölçülerek hastalığa teşhis koyar. Bu testler rutin bir muayenede istenebildiği gibi hastada meydana gelen bazı belirtilerle de yaptırılabilir. Hastanın düşük trombosit sayısı ya da kanama rahatsızlığına işaret eden belirtilerle tromposit testi istenmektedir. Bu belirtiler şunlardır:

– Sebebi bilinmeyen yaralar

– Vücudun bir anda çok kolay bir şekilde morlaşması.

– Parpura adı verilen kırmızı mor kahverengi morlukların oluşması

– Burun kanaması

– Küçük kesik hallerinde bile kanın pıhtılaşamaya başlaması

– Diş eti kanamaları

– İdrar ya da dışkıda görülen kanamalar

– Sindirim sisteminde ve rektumda kanamaların görülmesi

– Adet kanamalarının çok ağır ve sancılı bir şekilde ortaya çıkması

– Cilt altında meydana gelen kırmızı noktacıklar (peteşi)

PDW Yüksekliği Neden Olur?

Tam kan değerinden PDW değerlerinin yüksek bir şekilde çıkması, trombositlerin büyüklüğünün birbirinden farklı olması ile açıklanır. Kanda aynı anda görülen büyük ve küçük palateletlerin bir arada hareket ettiklerini gösterir. Bu durum kemik iliğinde riskli sonuçlar doğuran sorunlara neden olur. PWD yüksekliğinin nedenleri ise şunlardır:

İçerik  Opioid (Opiat) Nedir? Opioid Bağımlılığının Belirtileri ve Zararları Nelerdir?

– Anemi

– Doğum kontrol hapı kullanımı

– Dalağın alınmış olması

– Verem gibi bulaşıcı hastalıkların görülmesi

– Artrit, ya da inflamatuar bağırsak hastalıkları (İBH) gibi iltihaplı rahatsızlıklar

– Akciğer bağırsak, meme, yumurtalık ve lenfoma kanseri türleri

PDW Düşüklüğü Neden Olur?

PDW değerinin düşük bir şekilde ortaya çıkması, kanda yeteri kadar trombostin olmadığını gösterir. Bu durumun altında yatan iki sebep vardır: Bunlardan ilki kemik iliğinde yeterli trombosit üretiminin engelleyen sorunların oluşması ve trombositlerin bir sebepten kaynaklı olarak normalden daha hızlı bir şekilde kullanılıyor olması ya da imha edilerek ortadan kaldırılmasıdır. Bu gibi durumlarda vücudun neden trombost eksikliği yaşadığı hususlar uzman hekim kontrolünde araştırılarak test yaptırılmalıdır. PDW değerinin düşüklüğünün sebepleri ise şu şekilde sıralanmıştır:

– Uzun süre devam eden kanama sorunları örneğin: mide ülseri nedeniyle yaşanan kronik kanama belirtileri

– Kemik iliğinin trombosit üretme becerisini etkileyen kemoterapi ya da radyasyon tedavi uygulamaları

– B12 vitamin eksikliği ve folik asit eksikliği görülmesi

– Mononükleoz, hepatit,HIV, kızamık, kabakulak , kemik iliğini etkileyen viral enfeksiyon sorunları

– Bazı ilaçların yan etkisi örneğin: Aspirin, bazı antibiyotikler, kolşisin, indometazin, H2 reseptör engelleyiciler, ibuprofen, hidralazin , izoniyazit, tiazid diüretik ve tolbutamit içeren ilaçların tormbosit değerini düşürdüğü araştırmalar sonucu saptanmıştır.

– Lösemi, kefoma, kemik iliğine yayılan bazı kanser türleri

– Pestisid, arşeni ya da benzin gibi zararlı kimyasallarla temas edilmesi

– Bağışıklık sisteminin vücudun kendi organ ve bütünlüğüne karşı dokularına saldırarak trombositleri yok etmeye çalışması lapus gibi otoimmun hastalıklarının görülmesi

– Siroz

–  Gram negatif bakterilerin yol açtığı kan zehirlenmeleri

– Tüm kan hücrelerinden üretiminin ciddi oranda azalmasına bağlı olarak görülen anemi aşırı kansızlık

– Deride parpura adı verilen bir bağışıklık sistemi sorununun görülmesi ve derideki döküntülerin sürekli olarak oluşmaya başlaması

PWD Değeri Nasıl Normale Döner?

Yukarıda belirtildiği gibi PWD değeri tek başına hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir. Bu değerin referans aralığının yüksek olması ya da düşük olmasına yol açan asıl sebebin test yaptırılarak uzman hekim kontrolünde teşhis edilmesi gerekir.

İçerik  Yüksek Kolesterol Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Tam kan sayımının test aralığının dışına çıkması ile doktorunuz sizin şikâyetlerinizi dinleyerek ek testler yaptırmanızı isteyebilir buna hazırlıklı olmalısınız. Kemik iliğindeki bir sorundan şüpheleniyorsa kemik iliği biyopsisi yaptırmanız istenebilir. Doktorunuz bir yandan PWD değerinin normalin altında ya da üstünde çıkan değerlenir ana nedenlerini araştırırken bir yandan da kısa vadede etkisini gösteren vitamin ve mineral eksikliğini gideren ilaçları size tavsiye edebilir. Trombosit değerlerini tehlikeli oranda değiştirdiğine inanılan ilaçları keserek muadillerin almanızı da doktorunuz isteyebilir.

Test Sonuçları Her Zaman Doğru mudur?

Kişilerin bünyelerine göre farklılık gösteren Trombosit değerleri bazı bünyelerde dalakta kendini gösterir. Bu da test sonuçlarında oynamaya neden olur. Trombosit düşüklüğünün belirtilerinden şikâyet edilmediği saptanmıştır. Yüksek rakımlı bölgelerde yaşayarak ağır egzersizler yapmak ve kısa süre önce doğum yapmış olmakta kan testindeki torombost değerinin sayısını ve aralığını gösterir. Östrojen ve doğum kontrol hapları ve yan etkilerin de testlere yansıyabilir. Kadında görülen adet dönemi öncesi ve hamilelik sırasında trombosit değerlerinin sayılarının az olduğu gözlenmiştir. Kişide görülen bir dizi genetik hastalıklar da trombosit sayısının dağılımını etkileyebilmektedir.

Trombosit Bağışlama Nasıl Yapılır?

Bazı hastaların haftada bir bazılarının ise günaşırı olmak üzere trombost olmalıdır. Trombosit bağışı yapmanın kan bağışı yapmak kadar önemli olduğunu bilmek gerekir. Trombosit bağışı yapmak isteyen kişiler 18-60 yaş aralığında olmalıdır. Bu kişilerin kilosu da 50 kg olmalı ve hasta en az 48saat içinde aspirin, Piroksikam gibi ilaçları içmemelidir. Uygun damar yapısına bağlı olarak kişinin sağlık durumunun da iyi olması yeterli görülen sebeplerdendir. Trombosit bağışlama işlemi yaklaşık olarak 90 dakika sürmekte olup, bağış uygulamasının herhangi bir yan etkisi bulunmadığı söylenmektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Herkes için Bilgi / Copyright © 2019