Herkes için Bilgi

Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453

26.05.2020
Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453
Reklam

İstanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı Devleti’nin küçük yaşlarda başına geçip, Bizans İmparatorluğu’nu yıkarak 1000 yıllık imparatorluğa son verdi. II. Mehmet olarak 30 Mart 1432 yılında doğdu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yedinci padişahı oldu. Tarihi kaynaklarda ismi Muhammed şeklinde de geçmektedir. 1444-1446 yılları arasında ve 1451-1481 yılları arasında hüküm sürdü ve henüz 21 yaşındayken İstanbul’u fethetti.

Bizans İmparatorluğu’na son vermesiyle Orta Çağ sonlandı ve Yeni Çağ başlamış oldu. Fetihten sonra Ebu’l Feth, Çağ Açan Hükümdar ve Kayser-i Rum unvanlarına sahip oldu. Ek olarak Avrupa’da Grand Turco (Büyük Türk) Turcarum İmperator şeklinde adlandırıldı (Türk İmparatoru) Edirne’de 30 Mart 1432’de II. Murad’ın dördüncü oğlu olarak doğmuş ve 3 Mayıs 1481’de ölmüştür.

Tarih kaynaklarında annesi Huma Hatun,  gayrimüslim bir köledir. Adı Huma olmakla birlikte, ölümünden sonra İran efsanelerindeki cennet kuşundan esinlenerek anılmaya başlanmıştır.

İki yaşına kadar Edirne’de yaşamış olan 2. Mehmet, daha sonra 14 yaşındaki ağabeyi Ahmed’in Rum Sancakbeyi olduğu Amasya’ya gönderilmiştir ve burada yaşamıştır. Ahmed’in ölmesiyle, 6 yaşındayken Rum Sancakbeyi olan Mehmet’in diğer abisi Alâeddin Ali ise Manisa’da Saruhan Sancakbeyi oldu. İki yıl burada görev yaptıktan sonra II. Murad tarafından verilen talimat gereği iki sancakbeyi yer değiştirdiler, Alâeddin Ali Amasya’da, Mehmet ise Manisa’da sancakbeyi olarak görevlerine devam etti.

Eğitimi için Osmanlı padişahı babası tarafından yönlendirilen çeşitli hocalarla çalışmıştır. Eğitilmesi kolay olmayan Mehmet’e en son Molla Gürani hoca olarak bilinen alim tayin edildi. Medrese kökenli hocalarının yanı sıra, birçok batılı hocasıda daha bulunmakta idi. Hocaları onun Avrupa tarihi ile Antik Yunan Filozoflarının hayatlarıyla ilgili bilgiler edinmesini ve kitaplar okumasını sağlamışlardır. Kültürel zenginliğini bu şekilde kazanmıştır. Şehzadelik yıllarına ait karalama defterlerinde Arap harfleri, Latin harfleri, Büst çizimleri ve Osmanlı figürlerine yer vermiştir. Bu karalama defteri ise günümüzde Topkapı Sarayı arşivinde bulunmaktadır. Bu dönemdeki ilgisi onu Latince, Yunanca ve İtalyanca öğrenmesine itmiştir. Ve şimdi gelelim bir çağın kapanıp başka bir çağın açılmasına sebep olan ve Peygamber efendimizin hadisine nail olan fetihe.

İstanbul’un Fethi Hazırlıkları


Osmanlı’nın topraklarını bölgede genişletmesi ile 2. Mehmet tahta geçtiğinde İstanbul’un çevresi sarılmış oldu. Bizans İmparatorluğu bu kuşatma sırasında Haliç’e  denizden geçilmesini önlemek amacıyla zincir gerdi. Ek donanma takviye etti. Grejuva adında bir savunma araçları daha vardı. Kuşatma sırasında sıkıntı çekilmemesi ve hazırlıklı olunabilmesi için mühimmat depoları takviye edildi. Diğer ülkelerden gelen askerler, birliklere destek oldu ve muhafızların sayısı artırıldı. Ek olarak şehir suları güçlendirildi. Papalık, üç gemiyle beraber 200 asker ve ek mühimmat gönderdi. ek olarak 30 gemi de sefere hazırlıklı hale getirildi. 1453 yılının Ocak ayında, iki gemiyle beraber Ceneviz komutanı Giovanni Giustiniani 700 askeri ile yardıma geldi. İmparator Konstantin tarafından yapılan anlaşmaya göre eğer sefer başarılı olursa Komutan Giovanni Giustiniani’ye Limni Adası’nın verilmesi uygun görüldü ve anlaşma onaylandı.

Bizans, İstanbul’u hem karadaki surlarla hem de sudaki surlarla korumaktaydı. Savunma planında ana sur İstanbul surları olsa da bu surlar yalnızca karadan geçilmeyecek şeklinde değildi aynı zamanda deniz kıyısı da surlarla çevrili idi. Sarayburnu olarak adlandırdığımız bölge, denizden tamamen surlarla izole edilmişti.  Osmanlılar tarafından ise çeşitli boyuttaki toplar dökülmekteydi ve Bizans’ın hücum sırasında yardım almasını engellemek için Rumeli Hisarı yaptırıldı.

İstanbul Fethi’nin Nedenleri

Konstantinopolis kenti, daha önce 4. Haçlı Seferleri tarafından 1204 yılında bir defa daha kuşatılmış olan, 1261 yılında bu defa İznik İmparatorluğu tarafından fethedilmişti. Daha sonra Latinler, Bulgarlar ve Sırplar Konstantinopolis’i alabilmek için birçok savaş verdilerse de Bizans İmparatorluğu’nun yıkılmasına sebep olan o son hücum Osmanlı İmparatorluğu tarafından gelecekti.

Bizans İmparatorluğu’nu yok etmek değil aksine Osmanlı toprakları içinde Bizans kültürünün devam etmesini sağlamak isteyen Sultan Mehmet, Konstantinopolis kentinin ekonomik ve bölgesel olarak sıkıntı yaşamaya başladığının bilincindeydi ve İmparatorluk 29 Mayıs 1453 tarihinde yıkıldı.

Şahi Topunun Özellikleri


Fetihte Osmanlılar tarafından kullanılmak üzere ağır toplar dökülmüştü. Bizans zindanlarından kaçırılan Urban adlı macar bir mühendis tarafından yapılan şahi topları yapıldı. Topun tek güllesi 550 kilogram civarındaydı. Şahi topunun uzunluğu 8 metre, çevresi de 2.5 metreydi. İstanbul’un deniz bağlantısını kesmek için, kuşatma esnasında şehre gelen herhangi bir yardımı önleyebilmek için, II. Mehmet, Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarı’nın yapılmasını emretti ve Rumeli Hisarı yapıldı.

İstanbul’un Fethi 1453

29 Mayıs 1453’te, Osmanlı İmparatorluğu padişahı 2.Mehmet tarafından fethedildi. 568 sene önce 6 Nisan’dan 29 Mayıs’a kadar süren uzun kuşatmalar ve büyük strateji değişimleri sonucunda Osmanlı ordusu İstanbul’u yani o zamanki Konstantinopolis’i fethetti ve Bizans İmparatorluğu böylece sona ermiş oldu. Fetih’ten sonra İmparatorluğa katılan İstanbul, Osmanlının başkenti oldu.

29 Mayıs ve İstanbul Fetih’in Sonuçları


Haliç’e indirilen Osmanlı ordusunun son hücum hazırlıkları, şehirde başlayan kıtlık ile mücadele etmesini de fırsat bilerek başlamıştır. 23 veya 24 Mayıs günü 2. Mehmet, İsfendiyaroğlu Kasım Bey’i İmparator Konstantinos’a elçi olarak gönderdi. Teslim olmaları halinde ailesinin ve İmparator Konstantinos’un, istedikleri güvenli bölgelere gidebilecekleri, halkın canına ve malına zarar gelmeyeceğini iletti. Teslim olunmaması durumunda imparator ve ailesinin, asillerle birlikte öldürüleceğini, halkın esir edilip, orduya şehri yağmalamaları için müsaade edileceği belirtildi. İmparator şehri teslim etmedi, vergi verebileceklerini söyledi.

Çandarlı Halil Paşa’nın endişelerine rağmen kuşatma 29 Mayıs’ta son bir hücum şeklinde devam etti. Hücum kararı ve günü Osmanlı ordusuna duyuruldu. Padişah tarafından şehrin fethedilmesinden sonra bütün askerlerin üç gün boyunca şehri yağmalayabilecekleri ilan edildi. Ayrıca padişah surların üzerine ilk çıkan askerin de ödüllendirileceğini, savaştan kaçanların ise idam edileceğini belirtmişti. Yağma izni çıktıktan sonra, Osmanlı ordusu şenliklere başladı. Şehirdekiler duyacak şekilde tekbirler yükseldi. Padişah Mehmet, ordusunu üçe ayırmıştı. İlk grup yaşlılardan ve Hıristiyanlardan oluşuyordu. İkinci grup Müslüman köylülerden ve azaplardan oluşuyordu ve üçüncü grup yeniçerilerden oluşuyordu. Her grup yaklaşık 50 bin askerden oluşuyordu.

Ordunun büyük kısmı St. Romanos Kapısı önündeydi. İmparator Konstantinos ve Giustiniani St. Romanos önünde beklemekteydi. 29 Mayıs Salı günü güneş doğmadan önce saldırıya geçmeden Osmanlı ordusu namaz kıldı ve mehter takımı saldırıya geçildiğini belirten hücum marşı çalmaya başlamıştı. İlk grup, merdivenleri surlara taşımakla görevliydi. İlk grup tarafından taşınan merdivenler devriliyor ve askerler ise taş ve okla öldürülüyordu. Bu ilk grubun hücmu 2 saat sürmüştü. İmha edilen grubun kalanları ordugaha karşı kaçmaya başladılar, ancak II. Mehmet’in verdiği emir uygulanmıştı ve askerler kılıçtan geçirilip öldürüldü ve surlara geri dönmeleri için baskı yapıldı.

İkinci grubun saldırısı başladı, saldırı St. Romanos civarında yoğunlaştı ancak ikinci grup surlara çıkmakta ve merdivenleri dikmekte zorlandı. Bizans askerleri yine kızgın yağ, taş ve ok ile saldırıları püskürtüyordu. Bizans kuvvetleri bu grubun da gücünün düşmesinden yararlanıyordu. Savaştan kaçanlar yine komutanlarının cezalarıyla karşılaştılar ve II. Mehmet özellikle birkaç kaçak askeri kendi topuzuyla infaz etti. II. Mehmet, yeniçerilerle birlikte surlara doğru yaklaştı. Bizans birlikleri yorgun düşmüştü ve Kerkoporta kapısının açılmasıyla yeniçeriler içeri girdi ve Bizans ordusu ile yeniçerilerin karşılaşması başlamış oldu. Osmanlı topları ateşleniyordu ve her taraf toz bulutuydu. Gözetleme kulesini ele geçiren Osmanlı askerleri öldürüldü.

Yeniçerilerin püskürtülmesiyle Bizans askerleri zafer sevincini erken yaşadılar. Osmanlı birliklerinin saldırıya tekrar başlamasıyla direnci kalmayan ilk sur, Osmanlıların eline geçmişti. Yeniçeriler, ikinci sura da saldırıya başlamıştı. İki sur da bitik haldeydi ve Piyi Kapısı düştü. Denizcilerin teslim olmasıyla, denizcilere II. Mehmet tarafından evlerine dönüş izni verildi. II. Mehmet St. Romanos kapısından vezirleri ve komutanlarıyla beraber şehre girdi. Kiliseye sığınan halkın köle yapılacağını söyledi ve canlarına dokunmadı. Yağma etmek isteyen askerlere izin vermedi ve yağmalayan askerlerin idam edileceği hükmünü verdi.

Bizans İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla, Orta Çağ sona erdi ve Yeni Çağ başlamış oldu. İmparator Konstantinos’un ise durumu meçhuldü. Cesedin bulunamadığı bazı kaynaklar belirtilirken, bazı kaynaklar da ayakkabılarından cesedi teşhis ettiklerini söylemektedirler.

Fethin hemen ardından II. Mehmet, Rumların ve Cenevizlilerin dönmesini sağlayarak Rum Patrikhanesinin yeniden açılmasını onayladı. Ermeni Patrikhanesi ile Yahudi Hahambaşlığı’nı kurdurdu. İstanbul’u farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür merkezi yapmayı amaçlıyordu. Theodosius Forumunun olduğu yerde ilk saray inşasının talimatını verdi. Daha sonraki yıllarda ise Topkapı Sarayının inşasına başlandı.  Osmanlı Devleti Kuruluş dönemini tamamladı ve yükselme dönemine geçti. Ticaret yolları ve boğaz hakimiyeti sayesinde ekonomik anlamda oldukça iyi bir duruma geldi.

İstanbul Fethi’nin Etkileri

İstanbul, konumu ve dönemin koşulları düşünüldüğünde oldukça önemli bir şehirdi ve İstanbul’un Fethi kültürel anlamda büyük bir etki yaratmıştı. Bu etkiler Rönesans Dönemi’ne kadar uzadı. Yalnızca Türk tarihi değil, Dünya tarihinde de büyük etki yaratmıştır. 1000 yıllık bir devlet olan Bizans İmparatorluğu’na son verilmesi, Osmanlı Devleti’nin bu kuşatma ile Kuruluş döneminin de bitmesini sağlamıştır. Orta Çağ’ın bitmesini ve Yeni Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edilmesini gerektiren büyük bir olay olarak tanımlanan bu Fetih, Avrupa’da mutlak derebeylik rejimlerinde güç kaybettirerek, Mutlak Krallıkların güç kazanmasına neden oldu. Avrupa’ya giden Bizans Bilgileri nedeniyle de Rönesans dönemi başlamış oldu. Dünyanın dini, ticari, ekonomik anlamda yön kazanmasını sağlamıştır.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Herkes için Bilgi / Copyright © 2019