Herkes için Bilgi

Tarihi Sil Baştan Yazdıran Keşif: Göbeklitepe Tapınakları

29.03.2019
Tarihi Sil Baştan Yazdıran Keşif: Göbeklitepe Tapınakları
Reklam

Göbeklitepe ilk keşfedildiğinden bu yana, tarih bilimi ile ilgili bilinenler sarsıldı. Mısır piramitlerinden bile daha eski bir zamanda yapılmış büyük bir tapınak keşfedildi. Taş çağı için; bu denli ustalık ve güç gerektiren bir yapının inşa edilebilmiş olması oldukça ilginç ve merak uyandırıcı görülmektedir. Göbeklitepe Tapınakları’nı uzaylıların yaptığını veya Atlantisvari çok gelişmiş bir medeniyetin inşa ettiği gibi komplo teorileri de ortaya atılmaktadır.

Göbeklitepe Tapınakları Nasıl Keşfedildi?

Göbeklitepe’nin keşfi 1986 yılında tarla sahibi bir kimsenin, koyunlarını otlatırken yerden bulmuş olduğu iki kireçtaşı heykel ile başlamaktadır. Tarla sahibi daha önce böyle bir taş heykele rast gelmediği için, heykelleri müzeye götürür. Müzede çalışmakta olan arkeologlar; ilk başta sadece sıradan kireç heykeller olduklarını düşünürler, fakat bu heykellerin hangi döneme ait olduğunu bulmakta oldukça zorlanırlar, dönemiyle ilgili bir sınıflama yapamazlar. Kireçtaşından yapılmış olan heykeller sınıflandırılamadığı ve hiçbir heykel tarzına benzetilemediği için uzun bir süre müzenin deposunda bekletilir. Heykellerin müzeye teslim edilmesinden uzun bir süre sonra, Urfa’dan başka bir taş çağı yerleşimi kazısında görev alan iki arkeolog eserlerini teslim etmek üzere gelirler. Arkeologlar depodaki kireçtaşı heykelleri gördüklerinde çok şaşırırlar, bu arkeologlar daha önce taş çağı kazılarında bulundukları için bu konuda daha fazla deneyim sahibidirler. Bu heykeller ilgilerini çeker ve nerede bulunduğu ile ilgili araştırma yaparak, kazıya başlarlar. Tarla sahibi de bir yandan tarlasındaki taşları temizlemeye çalışırken, oynatamadığı bir taş bulur. Arkeologlar tarla sahibinin oynatamadığı taşın çevresini yakın kazı bölgesine alarak, 2 yıl içinde ancak tapınaklara ulaşırlar.

Yapılan arkeolojik incelemeler sonucu, bu esrarengiz yapının tam tamına M.Ö 12.000 yılında yapılmış  olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bilginin akabinde şimdiye kadar tarih bilimiyle ilgili tüm bilinen sorgulandı. Çünkü tarih bilimine göre; insanlık o çağlardayken avlanıyor bitkiler topluyordu. Henüz yerleşik yaşam bile söz konusu değildi. Tarih kitaplarına göre; bir medeniyetin yapı inşa edebilmesi için öncelikle yerleşik hayat düzenini benimsemiş olması gerekiyordu. Fakat Göbeklitepe bunun tam zıttı olarak, sürü halinde göçebe yaşamış hem de tapınak inşa edebilmiş bir medeniyeti işaret ediyor. Aynı şekilde bu görüşü destekler biçimde, o dönemde herhangi bir sanat, kültür mimari eser asla söz konusu olmazdı. O dönemdeki insanların avlanarak, sürü halinde göçebe bir yaşam sürdüğü tarih kitaplarında yıllarca bize öğretildi. Bunlara bağlı olarak o dönemde yaşamış olan insanların herhangi bir dini, kültürü ve sanatı söz konusu değildi.  Fakat bulunan esrarengiz keşfe göre; insanlar sadece bu ilginç yapıyı inşa etmekle kalmamış, inanç ve kültürlerine göre de bir yapı meydana getirmişlerdi. Göbeklitepe’nin keşfi ile beraber tarih kitaplarında yazan bu bilgiler geçerliliğini yitirmiş durumdadır.

Göbeklitepe Tapınakları Neye Benzemektedir?

Göbeklitepe’de kazılar halen devam etse de, gelişmiş radarlarla yapılan tespitler sonucu toprağın altındakilerle beraber 20 civarında tapınak bulunduğu söylenmektedir. Bu tapınakta boyu 8 ile 30 metre büyüklüğünde 60 ton ağırlığına ulaşan T biçiminde dev heykeller bulunmaktadır. Mısır Piramitlerindeki tonlarca ağırlığa sahip taşların nasıl taşındığı halen merak konusuyken, Göbeklitepe Tapınakları’nın da nasıl inşa edilmiş olabileceği ile ilgili, arkeologlar herhangi bir açıklamada bulunamamaktadırlar. T şeklindeki büyük sütunların üzerinde “ellerini kasıklarında birleştirmiş insan” figürleri bulunmaktadır. Bu figürlerin ne anlama geldiği henüz bilinmemektedir. Çeşitli insan figürlerinin yanı sıra hayvan motifleri de sütunlara işlenmiş. Şuan tamamen kazılmış çıkarılmış dört tane tapınak bulunmaktadır. Bu tapınaklar A, B, C, D tapınakları olarak isimlendirilmiş. A tapınağında yılan motifleri, B tapınağında tilki, C tapınağında yaban domuzu, D tapınağında ise kuş ve yılan motifleri ağırlıktadır. Bu tapınakların en süslüsü D tapınağıdır. D tapınağında kuş ve yılan motiflerine ek olarak büyük bir insan motifi de dikkat çekiyor. O dönemde avcılık ve toplayıcılık ile yaşamını sürdürmeye çalışan insanlar için bu denli ince işçilik ve uğraş oldukça ilginç görülmektedir. Bu şekilde inşa etmeyi ve bu denli büyük tapınaklara ihtiyaç duydukları ise halen daha büyük bir merak konusudur. Yurt dışından gelen arkeologlara göre bu tapınak; avcı erkeklerin bir araya geldikleri, barış yapmak için düşman kabilelerle görüşmelerin yapıldığı, şölenlerin düzenlendiğine yönelik iddiaları bulunmaktadır. Kimi arkeologlara göre de T şeklindeki uzun sütunlar gökyüzündeki takımyıldızlarını ifade ediyor. Geçen günlerde, İngiliz Guardian Gazetesi Göbeklitepe’yi manşet yaparak, Göbeklitepe bölgesinin en az “Mısır Piramitleri” kadar dikkat çekerek ünlü olacağını açıklamıştır.

Göbeklitepe Tapınaklarından Çıkarılan Buluntuların Anlamları

Göbeklitepe Tapınakları kazılmaya devam etse, çıkarılmış olan buluntular ile ilgili ne için yapılmış olabileceği ne anlam ifade ettiğiyle ilgili farklı görüşler söz konusudur. Öncelikle Göbeklitepe; insanların yerleşim kurduğu ve sürekli yaşadıkları tapınak olarak görülmemekle beraber, dini ayinlerin yapıldığı, şölenlerin düzenlendiği, ibadet edildiği bir yer olarak düşünülmektedir. Göbeklitepe’nin zemini herhangi bir sıvıyı emmeyecek şekilde yapılmıştır ve buna ek olarak tapınağın içinde çok sayıda su kanalı bulunmaktadır. Bu bulguya göre burada; kurban ayinleri, kan akıtma ayinlerinin yapılmış olabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Göbeklitepe’nin ne için inşa edilmiş olduğuyla ilgili kazı çalışmalarını yürüten Klaus Schmidt’in daha farklı fikirleri vardır. Schmidt’e göre, bu tapınak mezarlık olarak kullanılmış olabilir. Pek çok kültür ve medeniyette, ölen insanlar leşçi hayvanların yiyebilmesi için yüksek yerlere bırakılırdı. Ölüyü gömme ve yakma kültürü çok sonralarda ortaya çıkmıştır. Schmidt’e göre ölen insanlar; Göbeklitepe Tapınaklarına götürülüyor, kendi inançlarına göre anma töreni yapılarak, leşçi hayvanların yiyebilmesi için orada cesetleri bırakılıyordu. Bölgede bulunan akbaba kemikleri ve alanın yüksekliği göz önünde bulundurularak bu hipotez oldukça tutarlı ve mantıklı görülmüştür. Bir başka görüş ise hâkim olunan coğrafyanın yüksekliği ve sütunların bu denli yüksek olmasını tapınağın aslında gözlem evi olarak kullanıldığı görüşünü destekler niteliktedir.

Göbeklitepe’de İnanç

Göbeklitepe’de hâkim olan semboller ve işlemeler daha çok gökyüzü ve hayvanlar üzerinedir. Eski çağlarda insanların inanmakta oldukları inanca göre motifler çizdiklerini göz önünde bulundurursak, tapınağı inşa eden insanların Kamizm (Gök tanrıcılık) inancını benimsediğini söyleyebiliriz. Tarih çizgisi boyunca, Kamizm inancından etkilenmeyen medeniyet yoktur. Aynı şekilde tarihte, güçlü gördüğü varlıkları, doğa olaylarını, hayvanları tanrı edinen medeniyetler vardır. Buna bağlı olarak güçlü gördükleri yılan, kuş, yılan, yaban domuzu gibi varlıkları kutsal gördükleri düşünülmektedir.

Göbeklitepe Tapınakları Nerededir?

Dünya’nın en eski tapınağı olarak güncellenmiş olan, Göbeklitepe Şanlıurfa ilinde yer almaktadır. Kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta Örencik Mahallesi yakınlarında bulunmuştur. Göbeklitepe, Birleşmiş Milletler(BM) tarafından UNESCO “Dünya Mirası Listesi” ne alınmıştır. Bu yapının yaklaşık 300 metre çapında olduğu belirtiyor. Yapının uzunluğu ise 15 metreyi buluyor. Oldukça büyük ve hayret uyandırıcı olan yapının kazısı günümüzde halen devam etmektedir. Tarihi sil baştan değiştiren bu keşif ülkemizde “2019 Göbeklitepe Yılı” olarak anılacaktır.

Göbeklitepe Tapınakları Ziyarete Açık mıdır?

Göbeklitepe Tapınakları, üzerine koruyucu çatı yapımı ve canlandırma çalışmaları nedeniyle 18 ay boyunca ziyarete kapalıydı. “Üst Çatı Örtüsü Kaplama Projesi” sona ermiş olup, yerli yabancı turistlerin ziyaretlerine açıktır. Göbeklitepe Tapınakları tüm dünyada büyük yankı uyandıran bir keşif olduğu için, ziyarete gelen yabancı turistlerin sayısı hayli fazladır. Göbeklitepe Anıtlarını görmek isteyen yerli yabancı turistler 08.00-16.30 arasında kabul edilmektedirler.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Herkes için Bilgi / Copyright © 2019