Herkes için Bilgi

İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy

05.03.2019
İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy
Reklam

İstiklal Marşı kurtuluş savaşı devam ederken yazılmış ve şuan da hem Türkiye Cumhuriyetinin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin milli marşıdır. 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü 12 Mart olarak kabul edilmiş ve bu tarihte kutlanmaktadır. 2011 yılında hem Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 75. yılı olması hem de İstiklal Marşı’nın kabulünün 90. yılı olmasından dolayı “Mehmet Akif Ersoy Yılı” olarak ilan edildi. Ülkenin birliğini ve diriliğini en iyi şekilde temsil eden bir yapıya sahip olması İstiklal Marşı’nın ne derece önemli olduğunu da göstermektedir. Mehmet Akif’in marşı yazdığı yer olan Taceddin Dergahı Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunmaktadır. Oldukça özel bir yere sahip olan dergah Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampüsü içesinde yer almaktadır. TBMM 1949 yılında vermiş olduğu bir karar ile müzeye çevrilen dergah Mehmet Akif Müze evi olarak adlandırıldı. İlk ziyaret tarihi ise restorasyondan sonra 1982 yılındadır. Müze de Mehmet Akif’e ait tüfek, saat, yüzük kalıbı ve gözlük gibi şahsi eşyalar bulunmaktadır.

İstiklal Marşı’nın Yazılışı

Milli ruhu en iyi şekilde yansıtmak ve değer yargılarını ortaya koymada milli marşlar büyük öneme sahiptir. Kurtuluş savaşı başladığı sıralarda savaşın milli bir ruh içinde kazanılmasına etki edebilmek amacıyla yarışma düzenlendi. Yarışmanın düzenlenmesinde Albay İsmet İnönü’nün büyük etkisi vardır. Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından tüzenlenen yarışmaya ülkenin birçok yerinden tam 724 şiir katıldı. Böylesine önemli bir şiirin para ödüllü olması Mehmet Akif Ersoy’u üzmüş ve yarışmaya katılmama kararına sebep olmuştu. Mehmet Akif Ersoy’un yarışmaya katılıp şiiri yazmasını isteyen o dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver ikna çalışmalarına başladı. Yarışma ödülünün kaldırıldığını söyleyerek Mehmet Akif Ersoy’u şiir yazmasına ikna etti.

Burdur milletvekili olan Mehmet Akif Ersoy ise Taceddin Dergahında yaşıyordu. Marşı da yine bu dergahta yazmıştır. 724 şiirin arasından 6 şiir seçilmiş fakat bu 6 şiir de beklentilerin altında kalmasından dolayı kabul edilmemiştir. Mehmet Akif Ersoy’un yazmış olduğu 10 kıtalık şiir, seçilen bu 6 şiir ile birlikte yarışmaya dahil edilmiş ve yarışmayı 1. olarak kazanmıştır. Bu yarışmada kazandığı 500 lirayı ise kadınlara ve çocuklara meslek sahibi yapan ve cepheye kıyafet diken kurum olan Darül Mesai Vakfı’na bağışlamıştır. 12 Mart 1921 yılında TBMM tarafından kabul edilmiş ve milli marş olarak kullanılmaya başlanmıştır. Mehmet Akif Ersoy, tüm şiirlerini bir araya topladığı “Safahat” adlı eserinde İstiklal Marşı şiirini  Türk Milleti’nin eseri olduğunu dile getirerek dahil etmemiştir.

İstiklal Marşı’nın Bestelenmesi

Savaşın devam etmesinden dolayı şiirin bestelenmesi 2 yıl ertelenmiş ve 1923 yılında yarışma düzenlenmeye karar verilmiştir. 24 bestecinin katıldığı yarışmayı Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi kazandı. 1930 yılına kadar çalınan beste 1930 yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefi olan Osman Zeki Üngör tarafından değiştirilmiştir. 1922 yılında hazırlamış olduğu besteyi yürürlüğe koymuştur. Armonilemesi Edgar Manas tarafından yapılmış ve bando düzenlemesi ise İhsan Servet Künçer tarafından yapılmıştır.

İstiklal Marşı’nın Türkiye Cumhuriyeti İçin Önemi

Milli ruhu ve mücadeleyi en iyi şekilde yansıtan bir yapıyı gösteren marş gelecek nesillere de önemli mesajlar iletmektedir. O dönem ki ülkenin hali ve verilen mücadelenin ne derece önemli olduğunu açıkça göstermektedir. İstiklal Marşı’nın yazıldığı dönemde ülkenin büyük bir savaşta olması ve bu savaş için çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi vatan sevgisinin en büyük göstergesidir. Milli ruhu yansıtan ve orduya güç katan marş ülkenin en önemli temsilcilerinden birisi olmuştur. İstiklal Marşı çaldığı esnada marş süresince ayakta sabit beklemek sembolik bir hareket olmuştur. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen halen büyük bir gurur ve duygu ile söylenmektedir. Ülkeler arası organizasyonlarda ve önemli günlerde söylenen İstiklal Marşı ülke temsilciliğinin yanı sıra ülke ruhunu da ortaya koymaktadır. Bir bütün olma ruhunun göstergesi olması da çok önemli bir etkidir. Türkiye Cumhuriyetinin temelinde ki özellikleri yansıtan bir yapıya sahip olan marş her dönem kabul görmüştür.

İSTİKLAL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehrene ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül… Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Garb’ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun,korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri toprak! diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne na-mahrem eli;
Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli
Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamda, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım!
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Erhan Demir dedi ki:

    Tarihin İçinden Harika Eklentiler.
    Mehmet Akif Ersoy’un Harika Sözü:
    “Allah Bu Millete Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın” Aminnn
    12 Mart 1921
    Emeğinize Sağlık Hocam

Herkes için Bilgi / Copyright © 2019