Herkes için Bilgi

Türkiye’de Üretilen İlk Araba Devrim

17.03.2019
Türkiye’de Üretilen İlk Araba Devrim
Reklam

16 Haziran 1961 tarihinde Devlet Demiryolları’nda görevli yönetici ve mühendislerinden oluşan yirmi kişilik bir gurup Ankara’ya görüşme için çağrılır. Ulaştırma Bakanlığı, ordunun binek araba ihtiyacının karşılanması için ilk yerli otomobil tipinin geliştirilmesi için talimat vermiştir. Görevin Devlet Demiryolları İşletmesine verildiği ve bu iş için 1.400.000.- TL ödenek ayrıldığı bildirilmiştir. Ayrıca otomobilin dört buçuk ayda teslim edilmesi istenmektedir.

Yetersiz Sanayi ve Yetersiz Süre

Mühendisler bu iş için çalışabileceklerini fakat eldeki olanaklarla bu kadar kısa sürede bir araba üretmenin mümkün olmayacağı kanısındaydı. Aslında ülkedeki herkes aynı kanıdaydı ve çeşitli uzmanlar imkânsız olduğuna dair fikirlerini beyan etmekteydi.

Nasıl Başarıldı?

Görev TCDD’ye verilmişti. O dönem TCDD gerek bakım ve onarım gerekse yetişmiş personel açısından en etkili kurumdu. Projenin başına Genel Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Emin Bozoğlu getirilmişti. Projenin başarılı olmasının önündeki bütün bürokratik engeller Bozoğlu tarafından ortadan kaldırıldı. Mühendislere istedikleri rahatlıkta çalışabilecekleri bir ortam sağlandı. Görevin ağırlığı altındaki yirmi mühendis haftanın yedi günü en az 12 saat çalıştı.

Kısıtlı bir zaman olduğu için motoru yeniden projelendirmek yerine var olan bir aracın motorunun örnek alınıp üretilmesine karar verildi. Jeep, Warswa, Chevrolet, Ford Consul, Fiat 1400 araçlarının motorları incelendi ve sonunda Warswa motorunun bir benzerinin üretilmesine karar verildi.

Bir yandan motor üretilirken diğer yandan da Eskişehir fabrikasında motor üretilirken ikinci bir alternatif motor da Ankara fabrikasında üretilmeye başlandı. Bu iki motoru birbirinden ayırmak için A ve B motorları olarak isimlendirildiler.

İki Adet Araç Üretildi

Devrim arabasından iki adet imal etmek için çalışılıyordu. Bunun sebebi ise yine kısıtlı zaman olduğundan dolayı bir araç üzerinde testleri uygularken diğerinde bu testlerde görülen aksaklıklar anında gideriliyordu. Bu iki aracı birbirinden ayırmak için renkleri de siyah ve beyaz olarak boyanmıştı. Araçlar bir sonraki gün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına yetiştirilmek için Ankara’ya götürülmek üzere trene bindirildi. Araçların pasta ve cilası tren üzerinde Ankara giderken yapıldı. Buharlı Tren üzerinde ateş sıçraması olasılığına karşı araçların deposundaki benzin boşaltılmıştı.

Tren Ankara’ya geldiğinde araçlar Demiryolu Fabrikası’na getirdi ve burada birkaç manevra yapılabilmesi için biraz yakıt konuldu. Benzinin törene giderken Sıhhiye’de bulunan benzin istasyonunda konulması kararlaştırıldı. Eskort araçlarla birlikte meclis önüne doğru yola çıkıldı. Ancak eskortların benzin alınacağından haberleri olmadığı için benzin istasyonunda durmak mümkün olmadı. Meclis önüne gelindiğinde apar topar araçlara yakıt konulmaya çalışıldı. Birinci arabaya yakıt kondu ancak ikinci araca Cemal Paşa çoktan binmiş ve Anıtkabir’e doğru yola çıkılmıştı.

Motor Durdu

Hareket ettikten yaklaşık 100 metre sonra Cemal Paşa’nın bindiği siyah araç öksürerek durdu. Cemal Paşa “Ne Oldu?” diye sordu. Bunun üzerine Yüksek Mühendis Rıfat Serdaroğlu “Paşam, benzin bitti” yanıtını verdi ve paşadan özür dileyerek bir numaralı beyaz araca geçmesi rica edildi. Araçtan inerken “Batı kafasıyla araba yaptınız ama doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz” dedi.

Ertesi gün gazetelerde “100 metre gidip bozuldu” şeklinde haberler çıkıyordu. Araca sadece benzin konulmasının unutulması projenin başarısızlıkla sonuçlanmış gibi gösterilmesine sebep oluyordu. Bununla birlikte harcanan bunca paranın da boşa gittiğinden bahsediliyordu. Üretilen bu iki araçtan beyaz olanı bugün Eskişehir Tülomsaş fabrikasının içinde özel bir alanda Türkiye’de üretilen ilk yerli otomobil olarak sergilenmekte.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Herkes için Bilgi / Copyright © 2019