Herkes için Bilgi

Kumarın Algoritması

26.02.2019
Kumarın Algoritması
Reklam

Şans oyunları hakkında hepimizin birtakım fikirleri ve deneyimleri vardır. Kimimiz her hafta Sayısal Loto oynar, yılbaşında Milli Piyango bileti alır, kimimiz at yarışı oynar veya futbol maçlarına para yatırır, kimimiz ise büyük kumarhanelerde, yeşil çuhalı masalarda şansımızı deneriz.

Genel kanı insanların zengin olmak için kumar oynadıkları yönündedir. Ancak bu önerme yetersiz ve zayıf kalmaktadır. Zira Monte Carlo’da veya Las Vegas’ta rulet oynayan insanlar, yüksek gelir grubuna dahil, elit kişilerdir. Zaten milyarder olan birisinin sanırım bir kaç milyona ihtiyacı olmayacaktır. Alt gelir grubundan olanlar ise zaten bu türden yerlere giremezler. Bırakın Black Jack’te zengin olma şansını, bu tür yerlere girebilme şansları bile yoktur.

Öyleyse zengin bir insan neden kumar oynar? Sanırım bunun altında maddi bir tatminden ziyade manevi bir tatmin yatmaktadır.

Kazanma güdüsü hepimizde vardır. Bir şeyleri “başarmak” ve “elde etmek” ve “kendimizi gerçekleştirmek” isteriz. Bunun için her yolu deneriz. Kimisi bir şeyler elde etmek için çok çalışır, kimisi güzel ve şık bir görünümle insanları etkileyerek tatmin sağlar, kimisi ise bütün bunlara ilaveten maddi kazanç sağlama perdesinin arkasında kumar oynayarak manevi kazanma hırsını tatmin eder.

Las Vegas’taki kumarhaneler adeta para basar. Bunun kaynağı gelenlerin zenginliği kadar bu insanların bir şeyleri ispatlama isteğinin ve hırsının mantıklı düşünme yollarını tıkamasıdır. Zira son derece zengin bir iş adamının bile para kazanmanın maddi değil ama manevi zevkine ihtiyacı vardır.

Her zaman söylendiği gibi kumarhanelerde kasa daima kazanır. Zira insanların kendilerini ispatlama hırsı inanılmaz boyutlardadır. Bu hırs kendini açgözlülük şeklinde gösterir. Rulette iki el oynayıp kazanan insan genelde parayı alıp gitmek yerine bütün parasını üçüncü kez yatırır. Önünde sonunda kazanan kasa olacaktır çünkü hiç kimsenin şansı sonsuza dek sürmez. Ancak en aklıselim insanlar bile yeşil çuhalı masalarda kendini kaybeder. Kazanmak istedikleri para değil onur ve gururdur. Bugüne kadar kumarhaneyi yenen çıkmamıştır ancak insanlar bunu kabul etmek istemezler ve bir istisna olabileceklerine inanırlar. Kazanma şanslarını daima zirvede görürler. Zaten buna inanmasalar oynamazlar.

Hiç kimsenin Milli Piyango yüzünden evini, arabasını kaybettiğini duymazsınız. Piyangoda verilen para çok yüksek miktarda olsa da kimse arabasını satıp, evini ipotek ettirip bayiye koşmaz. Bunun sebebi kazanma ihtimalinin çok düşük olduğunun bilinmesidir. Piyangoda büyük ikramiyenin size çıkma ihtimali milyonda birdir. Bunu bilirsiniz ve fazla ümitli değilsinizdir. Bu yüzden her şeyinizi sayısal lotoya yatırmazsınız. Bir şeyler kazanma ihtimali arttıkça, maddi oran az olsa da, harcanan para artar. Çoğu insan için sayısal loto hayata renk katmanın ve güzel hayaller kurmanın bir aracıdır. Cumartesi gecelerini bir umutla beklersiniz. Ancak hırslı değilsinizdir. Kaybetseniz bile kendinizi yerden yere atmazsınız. En fazla “Haftaya şansımı bir daha denerim” der, konuyu kapatırsınız. Ancak kazanma ihtimali yüksekse, düşük meblağlarda bile, kaybedilen para artar.

Konuya yabancı insanlar İddaa türü oyunların zengin olmak için oynandığını sanır. Oysa ki en iyi tahmin yapanlar bile 9.000-10.000 TL’den fazlasını kazanamazlar. Onu da yılda bir iki defa bulurlar. Çoğu kez harcadıkları para kazandıklarından fazladır.

Peki madem İddaa zengin etmiyor, insanlar neden bayilerin önünde kuyruk oluşturuyor. Cevap yine kazanma hırsı ve bir şeyleri elde etme güdüsüdür. 30-40 TL’lik kazançlar bile büyük bir tatmin sağlayabilir. Zira amaç kazanmaktan çok kendini gerçekleştirmektir. Kaybetseniz bile vazgeçmezsiniz. Tahminleriniz tutmayınca düş kırıklığına uğrarsınız, kalbiniz kırılır, özgüveninizi kaybedersiniz. Bu durumda tek çare yeniden oynayıp , az da olsa kazanarak, “ruhsal bir tamirat” yapmanızdır. En iyi tahminciler bile kara geçemezler zira sistemin işleyişi insanın zaafları üzerine kurulmuştur. İnsanın değişmeyen doğası sistemin çarklarını döndürür.

Ancak ne olursa olsun temellerindeki güdü aynıdır: Kazanmak ve bir şeyler elde etmek. Burada kazancın miktarından çok “sürekliliği” önemlidir. Paranız sizi ne kadar uzun süre masada tutarsa o kadar tatmin olursunuz. Oyun uzadıkça, genel toplamda zararda olsanız bile, aldığınız zevk ve kazanma tutkusu sizi ayakta tutacaktır.

Ancak kumar oynamak ipte yürümek gibidir. Her an dengenizi kaybedip düşebilirsiniz. Kazanma hırsına yenik düştüğünüzde artık hiçbir kupon ve attığınız hiçbir zar sizi kurtaramaz.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Herkes için Bilgi / Copyright © 2019